27 Nisan 2011 Çarşamba

ISPANAKLI BÖREK


            Bu böreği geçen hafta yaptım ama yayınlamak kısmet olmadı bir türlü. Ispanağın son zamanları artık daha fazla bekletmemeyim dedim. En sevdiğim börek çeşididir ıspanaklı börek , benim şekerlerde çok severler. Her yiğidin bir yoğurt yeme şekli olduğu gibi, herkesin de kendine göre bir börek yapma şekli vardır diye düşünüyorum. Ben böreğin içine ıspanağı her zaman çiğ olarak koyarım. Zaten ıspanak çabuk pişen bir sebze olduğu için kavurmaya gerek duymuyorum. Bir de yumurta sürmem ben böreklerin üzerine ya  yoğurt ,sıvıyağ,su ya da sadece sıvıyağ ve su sürerim. Gayette  güzel kızarıyor börekler ve daha pratik geliyor bana. Yufkamızda hazır olunca ıspanakları iyice ve defalarca yıkamak dışında çok kolay geliyor bana bu böreği yapması.


MALZEMELER:
  • 5 adet yufka
  • yarım kilo ıspanak
  • yarım su bardağı su
  • yarım su bardağı sıvıyağ
  • 2 orta boy soğan (isteğe göre)
  •  karabiber,kimyon,nane
  • tuz
üzeri için:
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı su
  • susam, çörek otu
YAPILIŞI:
  1. Ispanakları ayıklayın ve bol suda iyice yıkayın. Çok küçük olmayacak şekilde doğrayın.
  2. Soğanlarıda yemeklik şekilde doğrayın, ıspanaklara ilave edin.
  3. Ispanaklı harca tuz, karabiber, kimyon ve naneyi  damak tadınıza ve isteğinize göre ekleyin ve karıştırın.
  4. Yufkaları genişce bir yere serin, ortadan ikiye kesin. 
  5. Su ve sıvıyağı bir kasede iyice çırparak karıştırın. Yarım yufkanın üzerine yufkanın her yerine gelecek şekilde yağlı karışımdan sürün. Ispanaklı harçtan yufkanın geniş tarafına bir sıra halinde 2-3 yemek kaşığı kadar koyun.
  6. Yufkayı boyuna sarın , sonra bir ucunu içe doğru kıvırın ve etrafını saracak şekilde gül böreği şeklinde sarın.
  7. Diğer yufkalarıda bu şekilde sarın ve yağlanmış bir tepsiye dizin.
  8. Yoğurt, su  ve sıvıyağı iyice karıştırIn. Böreklerin üzerini kaplayacak şekilde sürün.
  9. Susam ve çörek otunu  da böreklerin üzerine dökün. 200 derece fırında güzelce kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.
NOT: Yumuşacık bir börek istiyorsanız börek fırından çıkar çıkmaz üzerini başka bir fırın tepsisiyle kapatıp bekletin.

    26 Nisan 2011 Salı

    ZEYTİNYAĞLI BAKLA

              Baklanın  zamanı şimdi, ne güzel baharla  beraber sofralarımız çeşitlenmeye başladı. Bakla da tıpkı enginar gibi evlendikten sonra öğrendiğim bir sebze. Eşim çok sevdiği içinde bakla çıkar çıkmaz  hemen girer evimize. Bende dereotu sever biri olarak bol dereotlu ve yoğurtlu baklaya bayılıyorum, bazıları salçasız yapar ama ben salça yada domates muhakkak kullanıyorum ve hemen tarifime geçiyorum, sevgiler......

    MALZEMELER:
    • 1 kilo bakla
    • 2 adet kuru soğan
    • 2 adet domates veya 1 yemek kaşığı salça
    • 1 çay bardağı zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • 1 yemek kaşığı limon suyu
    • 1 buçuk su bardağı su
    • yarım demet dereotu
    • tuz 

    YAPILIŞI:
    1. Baklaları iki uçundan kesin ve boylarına göre 2-3 parçaya bölün, iyice yıkayın.
    2. Bir tencereye zeytinyağını dökün, küçük küçük doğranmış soğanları tuz ve şekeri ekleyerek soğanları kavurun. Salçayı yada domatesleri rendeleyerek kavrulan soğanların üzerine ilave edin.
    3. Baklaları da ekleyin, tencerenin kapağını kapatıp, ara sıra karıştırarak 10 dakika kavurun.
    4. Baklaları kavurduktan sonra sıcak suyunu ve limon suyunu ekleyin, tencerenin kapağını kapatıp, baklaların durumuna göre kısık ateşte 50-60 dakika pişirin.
    5. Baklalar pişince ocaktan alıp ilk sıcağı çıktıktan sonra üzerine ince kıyılmış dereotu ve yoğurtla ( sarımsaklı yoğurtta olabilir ) servis yapın.Afiyet olsun....

    23 Nisan 2011 Cumartesi

    ŞEKERLERİMDEN 23 NİSAN MUFFİNLERİ :)


    BUGÜN 23 NİSAN NEŞE DOLUYOR İNSAN :)
               Bugün ulu önderimiz ATATÜRK'ün tüm çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Evet bugün çocukların günü olduğu için bende mutfağımı çocuklarıma bıraktım. "Kızım bugün mutfak senin ne yapmak istersin ? " dedim,  "yaşasın ben mastır şef oldum "diye çok sevindi kızım. Önce pastamı yapsak dedi ama sonra vazgeçti, 23 Nisan muffinleri yapalım diyerek adınıda koymuş oldu.
             Bende bol bol fotoğraf çektim, çok hoşuma gitti paylaşmak istedim sizlerle. Bazen çok kavga ederler bazen böyle sürekli sarılıp öpüşürler  benim canlarım. Çok eğlendik gerçekten hatta kızım "anneciğim bugünü hiç unutmayacağım" dedi nasıl mutlu oldum anlatamam.


                                                                                                        
    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun...


    Tüm çocukların bayramını kutluyorum ve resimli tarifimize geçiyorum. Mutlu günler......

    MALZEMELER:
    • 1 adet yumurta
    • 1 su bardağı toz şeker
    • yarım çay bardağı sıvıyağ
    • 3 yemek kaşığı kakao
    • yarım su bardağı süt
    • 1 buçuk su bardağı un
    • yarım paket kabartma tozu
    • 1 paket vanilya
    • 1  paket pasta kreması
    YAPILIŞI:
    1. Yumurtayı derin bir kaba kırın, şekeri de ilave ederek iyice çırpın.

    2. Sıvıyağı ve kakaoyu ekleyip karıştırın.

    3. Sütü de ilave edip karıştırın.

    4. Unu, kabartma tozunu ve vanilyayı eleyerek ilave edin ve karıştırın.

     5. Kek hamurunu silikon muffin kalıbı yada kağıt kalıplara iki yemek kaşığı kadar koyun.


    6. Mikrodalga fırında 640 watta 2 dakikada pişirin. 

    7. Pasta kremasını paketin üstündeki tarife göre hazırlayıp, muffinler soğuduktan sonra üzerlerine istediğiniz şekilde dökün.
    8. Pasta kremasının üstünü damla çikolata ve renkli pasta süsleriyle süsleyin.

    9. Çocuklarınızla beraber afiyetle yeyin :)

    22 Nisan 2011 Cuma

    ENGİNAR DOLMASI


    ŞİMDİ ENGİNAR ZAMANI :)

               Enginar pazar tezgahlarında yerini almaya başladı, yaşasın :) Şimdi enginar zamanı. Enginarla  evlendikten sonra ( 8 sene önce )  tanıştım bende. Hiç unutmuyorum mayıs başında İzmir Menemen'de her perşembe kurulan pazara gittiğimizde ağzım açık kalmıştı. Niye  mi ben hiç bu kadar çok enginarı birarada görmediğim için ki bütün pazar nerdeyse baştan aşağı enginar doluydu. Bunu nasıl pişiriyorlar acaba ve tadı nasıl diye düşünmüştüm açıkçası, kayınvalidem yapayım ben görürsün demişti. Yapılışı basit geldi bana ama asıl süpriz olan yeme şekli oldu benim için. Enginarın yapraklarını tek tek koparıp, sıyırarak yemek bana çok değişik geldi, çok sevdim. Normalde sert duran ve kopması zor olan yapraklar piştikten sonra pıt diye kopuveren ve midye dolma yer gibi yenilen, yaprağın dibindeki o küçük beyaz kısmı ne kadar lezzetli oysa. Çanak şeklinde yemeyi de seviyorum ama bütün dolma hali çok daha keyifli bende. Hele ki yapraklar bitince enginarın kalbine ulaşmak yani lezzetin kalbine ulaşmak harika. Eeee bu kadar ballandıra ballandıra anlattım,hiç yapmayanlar  yaparsınız artık hak verirmisiniz bana bilmem.


            Benim şekerler bile bayıldılar bu şekilde yemeye, enginarın kalbine ulaştığımız anı fotoğraflayamadım şekerlerimin sabırsızlığı yüzünden bir daha ki sefere artık.  Bu arada enginarın ne kadar faydalı olduğunu anlatmama hiç gerek yok herhalde. Çanak şeklinde sevmeyen çocuklara bu şekilde elleriyle koparıp yemek çok eğlenceli gelecektir diye düşünüyorum. Benimkiler yarıştılar resmen. Enginar yeme serüvenimiz şimdilik bu kadar. Yeni maceralarda buluşmak üzere hayırlı cumalar....

    Enginar dolması pişmeden önce....
    MALZEMELER:
    • 1 adet bütün enginar
    • 1 adet limon
    • yarım su bardağı pirinç
    • 2 adet orta boy soğan
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • çeyrek demet dereotu
    • yarım çay bardağı zeytinyağı
    • bir tatlı kaşığı nane
    • bir tatlı kaşığı yenibahar
    • tuz

    YAPILIŞI:
    1. Enginarın sapını enginar tencerede dik ve düz duracak şekilde   kesin, en dışındaki sert yaprakları soyun, atın. Sapını atmayın, sert kabuğunu soyun, biraz kalınca dilimleyin. Enginarla beraber sapını pişirmek için ayırın.
    2. Dolmanın içi için, soğanları minik minik doğrayın. Pirinci yıkayıp soğanlara ekleyin. Dereotunu, salçayı, zeytinyağını, naneyi, yenibaharı, tuzunu ve bir limonun suyunu ekleyip, karıştırın.
    3. Enginarın alt yapraklarından başlayıp, elinizle yaprakları açarak, dolma içini yaprakların dibine doğru yaprağın yarısını geçmeyecek şekilde doldurun.
    4. Çok geniş olmayan enginarın sığabileceği ve pişmesi için  kapağını kapatabileceğiniz boyda bir tencereye enginarı yerleştirin. Enginarın dilimlenmiş saplarını da enginarın yanlarına yerleştirin.
    5. Pirinçler dağılmayacak şekilde bir yaprak boyunda su ekleyip kısık ateşte tencerenin kapağını kapatıp 45-50 dakika  pişirin.
    6. Sıcakken ve elle yapraklarını kopararak yiyin. Afiyet olsun.

    20 Nisan 2011 Çarşamba

    7 DAKİKADA PİŞEN ISLAK KEK



               7 dakikada mı? Nasıl pişer dediğinizi duyar gibiyim :) Bilenler bilir elbet, evde bir mikrodalga fırınınız varsa kekler 7 dakika, muffinler 3 dakikada pişer, benim şekerler gibi sabırsız çocukları olanlar için ideal diye düşünüyorum. Baksanıza hemen başına koştular, yemek için nasılda iç geçiriyorlar. Sıcak daha, sosunu dökmememi bekliyorlar bende çektim bu anı çok hoşuma gitti doğrusu.
               Eşimin çok istediği benim gereksiz ve zararlı bulduğum mikrodalga fırın 2 sene önce eşimin bana süpriziyle girdi mutfağımıza. İlk başlarda kullanmaya çekindim ama kullandıkça anladım ki zamandan müthiş bir tasarruf sağlıyor. Gece bir çok kez kalkıp oğluma süt hazırlaması bana nasıl işkence gelirdi; sütü cezveye dök, cezvede ısıt, sonra biberona koy.... Oysa sütü direk biberona koy 30 saniye sonra hazır. Oley....Ama ben bu rahatlığının farkına varana kadar  kullanmama inadım yüzünden 2 ay geçti tabi. Sakıncalı  mı gerçekten ve çevremdeki insanların sadece yemek ısıtmak amacıyla kullandıkları bu fırının başka işlevleri de olmalıydı. İnternetten günlerce araştırdım, okudum ve mikrodalgada yapılabilecek bir sürü tarif buldum. Ayrıca dikkatli ve bilinçli kullanıldığı zaman mikrodalganın zararının olmayacağı konusunda sonunda ikna oldum. Kesinlikle mikrodalgaya koyduğum herşeyin üstünü mikrodalga fırınlar için özel olan kapakla kapatıyorum.  Çocukları mikrodalga çalışırken mutfağa sokmuyorum. Eşim bu yüzden gülüyor bana ama olsun yine de tedbirli olmakta fayda var. 
               Islak kek öğrendiğim ve yaptığım ilk tarifti. Büyük kurtarıcım oldu çoğu zaman, aniden bir misafirim mi geldi hemen 5 dakikada yapıyorum atıyorum mikrodalgaya daha çay demlenmeden kek pişiyor. Ne zaman yaptın bunu diyen şaşkın yüzlere çok şahit oldum bu yüzden ve yıllardır mikrodalga kullanan birçok tanıdığım benden öğrendiler kek ve yemeklerinde mikrodalgada pişirilebileceğini. Zamanla bu tariflerimi de paylaşacağım sizlerle, dün şekerlerimle beraber yaptığımız ıslak kekimizin tarifini hemen veriyorum. Fotoğraf çekmek hep son anda geliyor aklıma, şekerlerle olduğu kadar artık...

    Kekimiz pişmeyi bekliyor.


    Suay'ım; keki kürdanla delmek görevi ona aitti.

    Sualp'im; keki ablasından önce yemek görevide ona ait :)

    MALZEMELER:
    • 1 su bardağı süt
    • 1 buçuk su bardağı şeker
    • 3 yemek kaşığı kakao
    • 1 çay bardağı sıvıyağ
    • 1 adet yumurta
    • 1 su bardağından biraz fazla un
    • 1 paket kabartma tozu
    • 1 paket vanilya
    YAPILIŞI:
    1. Derin bir kabın içinde süt, şeker,kakao ve sıvıyağı iyice karıştırın. Bu karışımdan bir çay bardağı ayırın.
    2. Kalan sütlü karışımın içine yumurtayı ekleyip iyice çırpın. Unu,kabartma tozu ve vanilyayı eleyerek karışıma ilave edin. Normal kek hamurundan daha akışkan bir kıvam oluyor, şaşırmayın.
    3. Yuvarlak küçük borcamı yağlayın ve kek hamurunu dökün. Mikrodalga fırında 800 watta ve 7 dakikaya ayarlayıp pişirin.
    4. Kek fırından çıkınca bir kürdan ile gelişigüzel batırıp çıkararak delik açın ve ayırdığınız sosu yayarak üstüne dökün. Dilimyeyip, hindistan cevizi dökerek servis yapın. Afiyet olsun.
      NOT: Mikrodalga fırını ilk kez kullanacaksanız kullanma kılavuzunu çok iyi okumanızı tavsiye ederim. Her türlü keki mikrodalga fırında yapabilirsiniz ama  mikrodalgada kullanılabilir işareti olan silikon kalıplar ve borcamlar dışında metal kalıplar asla kullanmayın.



    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...