MERHABA ;
Evet bir yıl önce bu gün yine merhaba diyerek başlamıştım ilk yazım ilk heyecanımla... Bir mutfak meraklısı yemek sever olarak , yıllardır takip ettiğim blog dünyasına girmek için nedense hep erteledim kendimi ve bir gün karar verdim bir blog kurmaya. İsim için çok düşünmedim açıkçası çünkü arkadaşlarımın "şu olsa da yesek Suzan, bu olsa da yesek Suzan " gibi benim yaptıklarımın beğenilmesinden dolayı bir espiri olduğu için zaten aklıma koymuştum blogumun ismi olsada yesek suzan olacaktı.
Hiç bir şey bilmeden bir kaç tarif koydum kendi kendime hiç kimse bilmiyordu blog kurduğumu zaten. Sonra oğlumun bir kaza sonucu kolu yandı ve onunla uğraştım uzun bir müddet. Allah' a şükür o günleri atlattık. Tabi bu arada ben blogumu kapalı hale getirdim, çocuklar, ev işleri derken hep ertelemeye devam ettim. Hayatta hiç bir şeyi ertelemek gerekir gerçekten bunu zamanla öğrendim ve iki yıl önce açmış olduğum blogu yeniden hayata geçirdim. Çocuklarıma kendilerinin de içinde olduğu güzel bir hatıra olacağını düşünüp iki şekerli mutfağımı paylaştım herkesle. Bazen çocuklarımla ilgilenmekten bazen yorgunluktan istediğim gibi ilgilenemesem de blogumla şimdi iyi ki de başlamışım diyorum. Bu sayede çok güzel arkadaşlar, dostluklar da edindim. Blog sahibi olanlar beni çok iyi anlıyorlardır eminim çünkü çok başka bir dünya burası ve acayip mutlu oluyorum ben her yaptığımdan. Mutfak benim için mutluluk kaynağım ve terapi gibi; şekerlerimle de çok renkli...
İlk günkü heyecanımla ve hevesimle bu gün baktığımda 126 kayıt, 2013 yorum ve 446 izleyici (ki bu kadar izleyiciye sahip olabileceğimi hiç düşünmemiştim) bir yılı geride bırakmışım. Bu bir yılda blogum çok şey kattı bana, bir çok şey öğrendim ama daha öğrenecek çok şeyim olduğunu düşünüyorum. Oldukça acemice başladığım ( hala acemi olduğumu düşünüyorum ) blogumla inşallah daha uzun yıllar sizlerle güzel paylaşımlarla buluşmayı diliyorum.
Öncelikle şekerlerim kızım ve oğluma ( siz olmasaydınız bu blog olmazdı ), herşeyim eşime ( bazen beni çok kızdırsanda ), canım Çiğdem'ime ( blogunu ihmal ediyorsun, bu kadar arayı açma uyarıların, yardımların ve hep yanımda olduğun için ), bir türlü fırsat bulup buradan teşekkür edemediğim headerımı yapan missblog sana, tüm beni destekleyen, sesli ya da sessiz izleyen, güzel yorumlarıyla beni mutlu eden, bana yalnız olmadığımı hissettiren herkese ama herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanımışım. Hepinizi çok seviyorum.
Yukarıda ki pasta kendi doğum için yaptığım pastadır, yeşil rengi seven ben (blogumdan da belli olduğu üzere) pastamı da yeşil yaptım. Bu arada bu kadar uzun bir yazı yazmayı hiç planlamamıştım, içimden ne geldiyse yazdım sadece, sabırla okuyanlara da teşekkür ederim. İki şekerli mutfağımdan hepinize sevgiler...
Öncelikle şekerlerim kızım ve oğluma ( siz olmasaydınız bu blog olmazdı ), herşeyim eşime ( bazen beni çok kızdırsanda ), canım Çiğdem'ime ( blogunu ihmal ediyorsun, bu kadar arayı açma uyarıların, yardımların ve hep yanımda olduğun için ), bir türlü fırsat bulup buradan teşekkür edemediğim headerımı yapan missblog sana, tüm beni destekleyen, sesli ya da sessiz izleyen, güzel yorumlarıyla beni mutlu eden, bana yalnız olmadığımı hissettiren herkese ama herkese çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanımışım. Hepinizi çok seviyorum.
Yukarıda ki pasta kendi doğum için yaptığım pastadır, yeşil rengi seven ben (blogumdan da belli olduğu üzere) pastamı da yeşil yaptım. Bu arada bu kadar uzun bir yazı yazmayı hiç planlamamıştım, içimden ne geldiyse yazdım sadece, sabırla okuyanlara da teşekkür ederim. İki şekerli mutfağımdan hepinize sevgiler...